Dünya Barış Nobel ödüllü adayı Diyarbakır Anneleri olmalı

Dünyada Mahatma Ghandi'yi tanımayan çocuk bile yoktur. Okullarda öğretilir, hayatı, Güney Afrika da başlayan ve Hindistan'ı özgürlüğüne kavuşturan, barışçıl, pasif protesto hareketi.

Dünya Barış Nobel ödüllü adayı Diyarbakır Anneleri olmalı
Dünya Barış Nobel ödüllü adayı Diyarbakır Anneleri olmalı Murat Yılmaz
"Yaptığını şiddetsiz, yasak olduğunu bilerek, cezalandırılacağını bilerek yapmaktır!"
Ghandi'nin yolu, metodu bu idi ve de başarı ile sonuçlandı.

Tarif ettiği teslimiyet ruhu, bizim dava şuuru dediğimiz terimin aynısıdır.

Bir şeye inanırsınız ve bu inanç uğruna, cefa çekmeyi, ceza almayı, hatta sağlığınızdan, ya belki ki hayatınızdan olmayı göze alırsınız.

Dava şuuru budur.

Diyarbakır annelerinin davaları, çocukları, evlatlarıdır.

Ama, aslında, sergiledikleri barışçıl protesto tutumu ile, çok, ama çok daha büyük işler başarmış, ilklere imza atmışlardır.

HDP Diyarbakır İl binasını kullanamaz hale gelmiştir.
Kaybetmiştir.

Bunun ile birlikte, PKK ve HDP'nin korku imparatorluğu çökmüştür.
Çünkü aileler, emeği geçenler, aldıkları çok ciddi tehditlere rağmen, fiiliyata geçmesine ramak kala olan suikastlara rağmen, direnişlerinde ısrar etmiş, korkmadıklarını, haklı olduklarını bildikleri davadan dönmeyeceklerini, defalarca ispat etmişlerdir.

Bugün Dağda, PKK çok ciddi çözülmeler yaşıyor ise, bunun içinde Diyarbakır Annelerinin büyük payları vardır.

Bu arada, bu direnişin bir nebze de olsa fikir babalarından biri olmak ile gurur duyuyorum.

OGÜNhaber Diyarbakır Temsilcimiz Mehmet Aslan ile istişarelerimiz olmuştu, oluyor, olacakta.

Ve evet Gün Medya Gurubumuzun Onursal Başkanı ve Başyazarı olan Saygıdeğer büyüğüm Cengiz Aygün beyin de, en başından beri, madden ve manen, bu büyük direnişin destekçisi olduğunu bilmek de, bu ailenin bir parçası olmak da, ayrı bir gurur vesilesidir.

Diyarbakır Anneleri, evlatları için nöbetlerini yutar iken, ilk başlarda, zaman, zaman binaya giren HDP vekilleri (lafın gelişi) ve üst düzey yetkililerine sordukları soru hep şu olmuştu:

Garibin çocuklarını kaçırdınız, sizin çocuklarınız nerde?

Evet, doğru bir soru.

Cevabı ise basit.
Kendilerinin çocukları, Avrupa'da, özel okul ve üniversitelerde, villalar içlerinde, uşaklı, hizmetkarlı, korumalı hayatlar sürdürmektedirler!

Pervin Bulda'nın kızı, kah Londra'da, kah Rio Karnavalında.
Nerden geliyor bu değirmenin suyu?

Ve bu tek örnek değil.
Uzun zamandır, tüm sosyal medyada, HDP'li yönetici ve vekillerinin çocuklarının, lüks hayatını sergileyen fotoğrafları dolaşıyor.
Hepsi de kendi hesaplarından.

Diyarbakır Yeni Dicle semtindeki lüks rezidansları, yine bunların mekanları.

Yani fakir halkın çocukları dağa kaçırılıyor, kandırılıp doktrinlenip mayın eşekliği yaptırılıyor, ama işin yönetici ve liderlerinin çocukları, zevk-i Sefa sürdürüyor.

Başak Demirtaş, Twitter'da, kocası olacak Teröristin çocuklarını istediği gibi göremediğinin ajitasyonunu pervasızca yapabiliyor.

Peki Diyarbakır Anneleri, senelerdir evlatlarını görmemiş, hatta hayatta olup olmadıklarını bile bilmiyorlar.

O ajitasyon elinde patlar hanım!

Ve yine o Selahattin Demirtaş denilen kişi için, bugün bu ülkenin ana muhalefet partisinin başında olan Kılıçdaroğlu:
"Demirtaş hapiste kaldığı her günü, şeref madalyası olarak göğüsünde taşıyacaktır!"
Diye bir demeç verebiliyor.

Senin "şeref" kavramının bir hiçten ibaret olduğunu gördük Kılıçdaroğlu!

Seçimler öncesi, hiçbir emekçi işinden olmayacak diye namus ve şeref sözü vermiş ve verdirtmiştin!

Ne kadar sadık kaldığını, kaldığınızı işten çıkarttığınız onbinlerce insan iyi biliyor bence!

Ve buradan yine soruyorum:
Bu bariz HDP'yi, dolayısıyla PKK'yı savunmalardan sonra, gerçekten CHP'nin "Atatürk'ün Partisi" olduğuna inanan kaldı mı?

Başlığa gelecek olursak, evet, Dünya Barış Nobel ödülü, bence bu yıl Diyarbakır Annelerine verilmeli.

Barışçıl, şiddetsiz, sivil bir mücadele başlatıp, terörün bitmesinde büyük payları var çünkü.

Barack Obama'nın, seçilir seçilmez, daha hiçbir icraatı olmaksızın bu ödülü aldığını düşünür isek, bir yılı aşkın bir süredir, barışçıl mücadelelerini sürdüren bu ailelerin bu ödülü, kat be kat hakkettikleri aşikar değil midir?

Onun için ben buradan Türkiye Cumhuriyeti'nin yetkililerine sesleniyorum:
Bu aileleri, Nobel komitesine aday olarak bildirin.

Eğer öngörmezler ise de o ödülün ismine layık olmadığını görür, belki de geniş katılımlı bir platform da, biz de kendi ödüllerimizi hayata geçiririz.

Bir diğer yazımızda buluşmak ümidi ve dua ile Vesselam
diyarbakır anneleri murat yılmaz makale oku
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Rusya’da nesli tükenmekte olan kaplana araba çarptı
Rusya’da nesli tükenmekte olan kaplana araba çarptı
Yemen'de koalisyona ait savaş uçağı düştü
Yemen'de koalisyona ait savaş uçağı düştü
Bingöl’de otobüs şoföründen örnek davranış
Bingöl’de otobüs şoföründen örnek davranış